| |
Sayın Adnan Oktar Azerbaycan Devlet Radyosu ile yaptığı bu telefon görüşmesinde, zamanı geldiğinde Azerbaycan ve Türkiye’nin tamamen birleşeceğini, ondan sonra sırayla tüm Türk devletlerinin ve İslam aleminin birleşeceğini, büyük bir Türk İslam Birliği oluşacağını müjdeledi. Azerbaycanlı kardeşlerimizin gönüllerinin rahat olmasını ve onları çok sevdiğimizi ifade etti. Azeri kardeşlerimizin Ermeni sınırını açmamız konusunda hiç tedirgin olmamalarını, iki sınırın da yaklaşık aynı zamanda açılacağını açıkladı. Sayın Oktar, Ermenilerin de eskiden beri kardeşlerimiz olduğunu, hep birlikte tarihe yeniden döneceğimizi; Azerilerin de Ermenilerin de Türkiye’nin şefkatli kollarında mutlu ve sevinç içinde yaşayacaklarını anlattı. Gereksiz endişelerden ve şüphelerden kaçınılması gerektiğinin altını çizerek Türkiye’ye güvenmelerini söyledi. |
|
|
| |
MARAĞINIZA SƏBƏB OLACAQ BAŞQA FİLMLƏR |
|
|
|
| |

ADNAN OKTARIN AZƏRBAYCAN AYNA QƏZETİ REPORTAJI (8 Avqust 2008)
Sayın Adnan Oktar Azerbaycan Ayna gazetesiyle olan bu röportajda; İslam Devleti ile İslam toplumu arasındaki farkı anlatırken, Türkiye’nin halkı Müslüman olduğu için bir İslam toplumu olduğunu fakat devletin laik yapıda olduğunu ve böyle de olması gerektiğini açıkladı. Toplumun genelinin inancının esas olduğunu ve Türkiye’de de genelin laikliği istediğini, buna saygı duyulması gerektiğini söyledi. Bir Budist’in Türkiye’de idarenin Budist sisteme göre olmasını istiyorum deme hakkının olmadığını, bir Musevi’nin de böyle bir talepte bulunamayacağını, aynı şekilde bir Müslümanın da Türkiye’nin Kuran’la yönetilmesini istemesinin uygun olmayacağını, çünkü toplumun çoğunluğunun laikliği istediğini anlattı. Farklı inançlara sahip tüm insanların görüşlerini açıklamakta özgür olması gerektiğini ancak başka insanları zorladıkları takdirde bu tavrın uygun olmayacağını da sözlerine ekledi. Farklı sorulara verdiği cevaplarda; Vehabilerin ve şiilerin dini yaşamada çok titiz olduklarını, terörün savunma adına da yapılsa kalleşçe bir yöntem olduğunu, İslam dini ile hiçbir şekilde bağdaşmayacağını vurguluyor. Sayın Oktar kendisinin seyyid, Peygamber Efendimiz(sav)’in neslinden olduğunu ama halis kan Türk olduğunu söylüyor. Ermenilerle Türkler arasındaki sorunların tamamen suni ve zorlama olduğunu, masonların yönlendirmesiyle bunların ortaya çıktığını, Türklerle Ermenilerin kardeş olduğunu, sürekli dostluk mesajı verilmesi gerektiğini anlatıyor. Azerbaycan ve Türkiye’nin iki devlet tek millet olarak birleşmesi konusunda geniş açıklamalar yapıyor. Tarikatları, Allah sevgisini anlatan güzel ahlak okulları olarak tanımlıyor. |
 |

ADNAN OKTARIN AZƏRBAYCAN KASPİ QƏZETİ REPORTAJI (19 Sentyabr 2008)
Sayın Adnan Oktar Azerbaycan Kaspi gazetesiyle olan bu röportajında; gündemde olan Kafkas Birliği Projesi’nin, ardından Türk Birliği’ni de getireceğini, bölgede bulunan Gürcistan ve Ermenistan’ın Türk olmadıklarını, çoğunun Hıristiyan olduklarını ama buna rağmen kendilerinin bu ülkeleri Türk İslam Birliği içinde görmek istediklerini anlattı. Ermenilerin Karabağ bölgesinde bir çıkarlarının olmadığını, diplomatik bir çalışmayla, dostane bir telkinle rahatça o bölgeden çekileceklerini, masonların kışkırtmalarıyla işgal altında tuttuklarını ifade etti.İran’la Türkiye’nin arasının suni olarak açılmak istendiğini, bunun yine masonların şeytani oyunlarından biri olduğunu, İran’ın bizim çok eski dostumuz olduğunu ve dostumuz olarak da kalacağını ifade etti. Rusya’nın da Türk İslam Birliği’nden rahatsız olacağı bir durum olmadığını, kurulacak Birliğin zaten Rusya’nın yanında olacağını, ayrıca Amerika’yı da dost bildiğimizi ve sevdiğimizi, Darwinist ve masonik düşüncenin mutlaka ülkeleri birbirleriyle çarpıştırmak istediğini, bu düşünceye göre sözde güçlülerle zayıfların bir mücadelesi olduğunu ve onlara göre, hep de güçlülerin galip geldiğini anlattı. İslam düşüncesine göre ise böyle bir şeyin olmadığını, hakkın, haklı olanın galip geldiğini, bir topluluk zayıfsa dahi eğer haklıysa onun galip geleceğini açıkladı. Amerikan düşmanlığının da Rus düşmanlığının da çok akılsızca olduğunu, bu kavgacı ruhun ortadan kalkması gerektiğini söyledi. Dostluk havasının çok önemli olduğunu, düşmanlık havasında insanların dimağının sadece mücadeleye yöneldiğini sözlerine ekledi. |
 |

ADNAN OKTARIN AZƏRBAYCAN YENİ MÜSAVAT QƏZETİ REPORTAJI (11 Fevral 2009)
Sayın Adnan Oktar bu röportajında; Türkiye ile Azerbaycan’ın birleşmesi için herkesin hükümete dilekçe yazmasını, yapılacak şeyin çok kolay olduğunu, bu iki ülke arasında vize ve pasaportu istemediğimizi; sınır kapısının sonuna kadar açılmasını ve bunun bekletilmesinin bir anlamı olmadığını anlattı. Ermenistan ve Azerbaycan sınır kapılarının aynı gün aynı saatte açılmasının çok iyi olacağını; mesela bir Cuma günü, Cuma namazından sonra “ya Allah, bismillah” deyip iki kapının birden aynı anda açılması gerektiğini söyledi. Sayın Oktar, ekonomik krizin Nuh Tufanı gibi olduğunu, ülkelerin hepsini yutacağını, onları kurtaracak olan geminin Allah’ın izniyle bir tek Türk İslam Birliği olduğunu, Nuh’un gemisine binenlerin kurtulacaklarını ifade etti. Hz. Mehdi’nin aramızda olduğunu ve Türk İslam Birliği’nin başına geçeceğini, bunun kaderde böyle olduğunu, hiç kimsenin bu gidişatı durduramayacağını müjdeledi.
|
 |

ADNAN OKTARIN AZƏRBAYCAN TREND XƏBƏR AGENTLİYİ REPORTAJI (1 Noyabr 2008)
Trend News Agency, Azerbaycan’da bulunan bir haber ajansı olup Azerice, İngilizce, Rusça, Arapça ve Farsça olmak üzere 5 dilde yayın yapmaktadır. Trend Haber Ajansı, geçtiğimiz günlerde Sayın Adnan Oktar’la bir röportaj gerçekleştirdi. Röportajda öne çıkan konu, kurulacak Türk İslam Birliği idi. Sayın Oktar, bu konuda hızla sonuca ulaşmanın önemini belirterek yol gösterici açıklamalarda bulundu. Kendisine yöneltilen sorulardan bazıları şöyleydi: “Türk İslam Birliği’nin amacı nedir; bugün bu Birliği zorunlu kılan şeyler nelerdir; Birlik nasıl bir işbirliği içerisinde gerçekleşebilir; Birliğin siyasi, kültürel, medeni boyutları nedir; Birlik kurulduğu takdirde bugün İslam devletlerinin yapamadıkları hangi konular gerçekleşecek; şu an Türk İslam Birliği’nin gerçekleşmesi için bölgesel ve küresel şartlar ne kadar elverişli; bu konuda Bilim Araştırma Vakfının somut adımları nelerdir?” |
 |

ADNAN OKTARIN AZƏRBAYCAN DÖVLƏT XƏBƏR AGENTLİYİ REPORTAJI (14 Avqust 2008)
Sayın Adnan Oktar, Azerbaycan Devlet Haber Ajansıyla olan bu röportajda; Bilim Araştırma Vakfının Türk devletlerin birbirine yakınlaşması konusunda kültürel faaliyetleri nelerdir? Azerbaycan ve Türkiye’nin “iki devlet tek millet” olarak birleşmesi konusuna Rusya Federasyonu ve Ermenistan nasıl bakıyor? İslam ve laiklik bir arada yaşanır mı? Bugün Türkiye’deki mevcut eğitim sistemini nasıl değerlendiriyor? Türki cumhuriyetlerin geleceğinde dinin önemi nedir? İslam dininin sanata bakışı nedir? Türkiye Cumhuriyeti, geleceği için Avrupa Birliği’ne mi Türk İslam Birliği’ne mi odaklanmalı? Yahudilerle Araplar, Ermenilerle Türkler kardeş olabilirler mi? Olursa, ne zaman barışacaklar? gibi çeşitli konularda soruları yanıtlarken çözüm yollarının da neler olabileceğini açıklıyor. |
 |

ADNAN OKTARIN AZƏRBAYCAN İCTİMAİ RADYOSUYLA TELEFON DANIŞIĞI (16 Yanvar 2009)
Sayın Adnan Oktar Azerbaycan İçtimai Radyosuyla yaptığı telefon görüşmesinde; Ermenilerden özür dileme kampanyası ile ilgili olarak; ne onların bizden ne de bizim onlardan özür dileyeceğimiz bir konu olmadığını, bizim, Ermenistan, Azerbaycan, Gürcistan sınırını açacağımızı ve alabildiğine, tüm İslam ülkelerinin sınırlarını açarak büyük bir Türk İslam Birliği oluşturacağımızı, dolayısıyla da karşılıklı özür dileme gibi bir durumumuz olmadığını anlattı. Dağlık Karabağ’ın Azerbaycan’a iade edileceğini ve böyle bir konu kalmayacağını müjdeledi. İntikam anıtının da kapanacağını, Ermeni kardeşlerimizle kucaklaşacağımızı; bu fitne ve zorluk devrinin, güzellik, muhabbet, sevgi, saygı devrine dönüşeceğini ifade etti. Sayın Oktar, Azerbaycan’ın bizim kardeşimiz olduğunu, bir an evvel sınırların açılmasını, pasaportun kaldırılmasını; bu konuda Azeri kardeşlerimizin de teklif götürmelerini ve ellerini çabuk tutmalarını söyledi.
|
 |
|
|
|
| |
|
|
|