| |
Azerbaycan Halk Gazetesi Temsilcisi, Sayın Adnan Oktar ile olan bu röportaja başlarken; Sovyet döneminde kendilerine öğretilmiş Darwinist ve materyalist dünya görüşünün tamamıyla yıkılmasında Sayın Adnan Oktar’ın görüş ve eserlerinin çok büyük rol oynadığını düşündüklerini, Azerbaycan halkının kendisine çok büyük bir sevgi duyduğunu ifade etti. Kardeş devlet Türkiye’nin öncülüğünde tüm Türk toplum ve devletlerinin biraraya gelmesini, ortak bir medeniyeti çok arzuladıklarını dile getirdi. Sayın Adnan Oktar da Azerbaycan halkına, Türk İslam Birliği’nin önümüzdeki on yıl içerisinde gerçekleşeceği müjdesini verdi. İlk olarak Azerbaycan’la Türkiye’nin iki devlet tek millet olarak birleşeceğini, iki ülke arasında bir koridor açılacağını ve vizenin, pasaportun kaldırılacağını açıkladı. Ermenistan’ın da işgal ettiği yerlerden kolayca çekileceğini, Ermeni halkının isteğinin toprak değil, sevgi, muhabbet ve barış olduğunu, Türk, Azeri, Ermeni kardeşliğinin önümüzdeki yıllarda en güzel şekilde yaşanacağını anlattı. |
|
|
| |
MARAĞINIZA SƏBƏB OLACAQ BAŞQA FİLMLƏR |
|
|
|
| |

ADNAN OKTARIN AZƏRBAYCAN 525 QƏZETİ VƏ ATV REPORTAJI (27 Avqust 2008)
Sayın Adnan Oktar bu röportajında; faaliyetlerinde resmi bir destek görmediğini fakat çeşitli vakıflar, dernekler, parti mensupları anlamında manen çok büyük bir desteğin var olduğunu, bütün tarikat mensuplarının, dini cemaatlerin, milliyetçi kesimin hepsinin kendisine saygı ve sevgi duyduklarını ifade etti. En büyük manevi desteği Türkiye’deki sağcı kesimden gördüğünü de sözlerine ekledi. AKP ile ilgili görüşü sorulduğunda; Sayın Tayyip Erdoğan’ın samimiyetine inandığını, dindar bir Anadolu insanı olduğunu, dünyevi bir çıkarı ve hırsı olmadığının açıkça görüldüğünü söyledi. Sayın Oktar, ayrıca, siyaset konusunun kendisinden uzak olduğunu, şahsının siyasi liderlik gibi bir isteğinin olmadığını ancak fikirlerinin zaten iktidar olduğunu anlattı. Türk İslam Birliği kurulurken Rusya’ya güvence verilmesinin ve rencide edilmemesinin önemli olduğunu, Rusya’yı mahçup etmenin, küçük düşürmeye kalkmanın yakışık almayacağını, ayrıca tecrit etmenin, yalnızlığa itmenin de çok kötü bir şey olduğunu, bazı ülkelerde böyle bir politikanın görüldüğünü ancak bunun vicdanlı bir davranış olmadığını ifade etti. 1800’lerin milli egoist mantığının terk edilmesi gerektiğini, 2000’lerin güzel, sevgi dolu, birleştirici mantığının benimsenmesi gerektiğini vurguladı. Kafkaslardaki sorunlarla ve çözüm yollarıyla ilgili olarak önemli açıklamalarda bulundu. |
 |

ADNAN OKTARIN AZƏRBAYCAN DÖVLƏT XƏBƏR AGENTLİYİ REPORTAJI (14 Avqust 2008)
Sayın Adnan Oktar, Azerbaycan Devlet Haber Ajansıyla olan bu röportajda; Bilim Araştırma Vakfının Türk devletlerin birbirine yakınlaşması konusunda kültürel faaliyetleri nelerdir? Azerbaycan ve Türkiye’nin “iki devlet tek millet” olarak birleşmesi konusuna Rusya Federasyonu ve Ermenistan nasıl bakıyor? İslam ve laiklik bir arada yaşanır mı? Bugün Türkiye’deki mevcut eğitim sistemini nasıl değerlendiriyor? Türki cumhuriyetlerin geleceğinde dinin önemi nedir? İslam dininin sanata bakışı nedir? Türkiye Cumhuriyeti, geleceği için Avrupa Birliği’ne mi Türk İslam Birliği’ne mi odaklanmalı? Yahudilerle Araplar, Ermenilerle Türkler kardeş olabilirler mi? Olursa, ne zaman barışacaklar? gibi çeşitli konularda soruları yanıtlarken çözüm yollarının da neler olabileceğini açıklıyor. |
 |

ADNAN OKTARIN AZƏRBAYCAN ƏDALƏT QƏZETİ REPORTAJI (5 Noyabr 2008)
Sayın Adnan Oktar Azerbaycan Edalet gazetesiyle olan bu röportajında; Azerbaycan’la Türkiye’nin birleşmesinin, ruhu şahlandıracağını; ekonomik ve kültürel açıdan hiçbir sorun yaşanmayacağını, Azerbaycan’ın kültürlü ve aydın insanlardan oluştuğunu; velev böyle olmasa bizim onları aydınlatacağımızı, velev fakir olsalar bizim onları zengin edeceğimizi, Azerbaycan’ın canımızın bir parçası olduğunu, iki ülkenin birleşmesinin babanın oğula kavuşması gibi bir olay olduğunu anlattı. Sayın Oktar, İngiliz evrimci bilim adamı R. Dawkins’i Darwinizmle ilgili olarak tartışmaya davet ettiğini, Dawkins’in bunu asla kabul etmediğini, çünkü kesin yenileceğini bildiğini, İslam’ın çok güçlü bir fikir, çok güçlü bir düşünce ve çok güçlü bir aksiyon olduğunu, hiçbir kuvvetin karşısında duramayacağını ifade etti. Müslümanlığın, dünyanın en kaliteli insanı olmak anlamına geldiğini anlatan Sayın Oktar, gerçek dindar bir Müslümanı; “Müslüman demek dünyanın en akıllı insanı demektir, dünyanın en şerefli insanı demektir. Müslüman dünyanın en sükseli, en süper adamıdır” şeklinde ifade etti. Sayın Oktar, Darwinizmin, masonluğun, komünizmin, faşizmin, satanizmin çok çürük ve boş fikirler olduğunu, bunları ezmenin yerde giden bir böceği tankın ezmesi gibi olduğunu, bir üflemede dağılacak fikirler olduğunu; bu fikirlerin mensupları hepsi bir araya gelseler ve bunun yüz katını daha hazırlasalar, fikren yine böcek hükmünde olacaklarını ve kendilerinin bunları yine yok edeceklerini anlattı. |
 |

ADNAN OKTARIN AZƏRBAYCAN YENİ MÜSAVAT QƏZETİ REPORTAJI (11 Fevral 2009)
Sayın Adnan Oktar bu röportajında; Türkiye ile Azerbaycan’ın birleşmesi için herkesin hükümete dilekçe yazmasını, yapılacak şeyin çok kolay olduğunu, bu iki ülke arasında vize ve pasaportu istemediğimizi; sınır kapısının sonuna kadar açılmasını ve bunun bekletilmesinin bir anlamı olmadığını anlattı. Ermenistan ve Azerbaycan sınır kapılarının aynı gün aynı saatte açılmasının çok iyi olacağını; mesela bir Cuma günü, Cuma namazından sonra “ya Allah, bismillah” deyip iki kapının birden aynı anda açılması gerektiğini söyledi. Sayın Oktar, ekonomik krizin Nuh Tufanı gibi olduğunu, ülkelerin hepsini yutacağını, onları kurtaracak olan geminin Allah’ın izniyle bir tek Türk İslam Birliği olduğunu, Nuh’un gemisine binenlerin kurtulacaklarını ifade etti. Hz. Mehdi’nin aramızda olduğunu ve Türk İslam Birliği’nin başına geçeceğini, bunun kaderde böyle olduğunu, hiç kimsenin bu gidişatı durduramayacağını müjdeledi.
|
 |

ADNAN OKTARIN AZƏRBAYCAN AZADLIQ QƏZETİ REPORTAJI (14 Sentyabr 2008)
Sayın Adnan Oktar Azerbaycan Azadlıq Gazetesi’nde yayınlanan röportajında; baskıdan yana olmadığını, insanların kılık kıyafetinden, başörtüsünden, sakalından tedirgin olmanın yersiz olduğunu fakat çok iyi bir kültür propagandası yapılması gerektiğini, cahili çok olan toplumların kontrolünün zor olacağını ancak aydını çok olan bir toplumda bunların sorun olmayacağını, kendisinin özgürlükçü bir bakışa sahip olduğunu anlattı. Sayın Oktar bu röportajda ayrıca; farklı İslami cereyanlarla, Fethullah Gülen, AKP ve Başbakan Sayın Tayyip Erdoğan’la ilgili görüşlerini, Atatürk’e olan bakış açısını açıkladı. Darwinizmin büyük bir put olduğuna, Darwinistlerin başvurdukları sahtekarlıklara da değinen Sayın Oktar, kurulacak Türk İslam Birliği’nden, Şii-Sünni kardeşliğine, Çeçenistan-Rusya hakkındaki görüşlerine, Arap milliyetçiliğine kadar daha pek çok konuda önemli açıklamalarda bulundu. |
 |

ADNAN OKTARIN AZƏRBAYCAN KASPİ QƏZETİ REPORTAJI (19 Sentyabr 2008)
Sayın Adnan Oktar Azerbaycan Kaspi gazetesiyle olan bu röportajında; gündemde olan Kafkas Birliği Projesi’nin, ardından Türk Birliği’ni de getireceğini, bölgede bulunan Gürcistan ve Ermenistan’ın Türk olmadıklarını, çoğunun Hıristiyan olduklarını ama buna rağmen kendilerinin bu ülkeleri Türk İslam Birliği içinde görmek istediklerini anlattı. Ermenilerin Karabağ bölgesinde bir çıkarlarının olmadığını, diplomatik bir çalışmayla, dostane bir telkinle rahatça o bölgeden çekileceklerini, masonların kışkırtmalarıyla işgal altında tuttuklarını ifade etti.İran’la Türkiye’nin arasının suni olarak açılmak istendiğini, bunun yine masonların şeytani oyunlarından biri olduğunu, İran’ın bizim çok eski dostumuz olduğunu ve dostumuz olarak da kalacağını ifade etti. Rusya’nın da Türk İslam Birliği’nden rahatsız olacağı bir durum olmadığını, kurulacak Birliğin zaten Rusya’nın yanında olacağını, ayrıca Amerika’yı da dost bildiğimizi ve sevdiğimizi, Darwinist ve masonik düşüncenin mutlaka ülkeleri birbirleriyle çarpıştırmak istediğini, bu düşünceye göre sözde güçlülerle zayıfların bir mücadelesi olduğunu ve onlara göre, hep de güçlülerin galip geldiğini anlattı. İslam düşüncesine göre ise böyle bir şeyin olmadığını, hakkın, haklı olanın galip geldiğini, bir topluluk zayıfsa dahi eğer haklıysa onun galip geleceğini açıkladı. Amerikan düşmanlığının da Rus düşmanlığının da çok akılsızca olduğunu, bu kavgacı ruhun ortadan kalkması gerektiğini söyledi. Dostluk havasının çok önemli olduğunu, düşmanlık havasında insanların dimağının sadece mücadeleye yöneldiğini sözlerine ekledi. |
 |
|
|
|
| |
|
|
|